Baktığınız ekran, oturduğunuz koltuk, hatta kendi bedeniniz... İçinde yaşadığımız ve algılayabildiğimiz dünya 3 boyutludur: İleri-geri, sağ-sol ve yukarı-aşağı (X, Y ve Z eksenleri). Peki, bu üç yönün dışında yepyeni, gizli bir yön, bir "4. Boyut" olabilir mi? Matematik, beynimizin algılamakta zorlandığı bu boyutu sadece kanıtlamakla kalmaz, aynı zamanda içindeki şekilleri de kusursuzca hesaplar.
4. boyutu anlamak için ünlü "Düzistan" düşünce deneyini yapalım. Hayal edin; sadece uzunluğu ve genişliği olan, hiç kalınlığı olmayan bir kağıt üzerinde yaşayan 2 boyutlu kareler, üçgenler ve daireler olsun. Bu canlılar sadece sağa, sola, ileri ve geri gidebilirler. "Yukarı" veya "aşağı" kavramını asla anlayamazlar.
Eğer siz (3 boyutlu bir insan olarak) parmağınızı o kağıdın üzerinden geçirirseniz, Düzistan sakinleri sadece aniden havadan ortaya çıkan, büyüyüp küçülen ve sonra tekrar kaybolan bir "daire" (parmağınızın kağıda değen kesiti) görürlerdi. Sizi tam olarak algılayamazlar, sihir olduğunu düşünürlerdi.
İşte matematikçiler diyor ki: Eğer 4 boyutlu bir varlık bizim 3 boyutlu dünyamızın içinden geçseydi, biz de onu tam olarak algılayamazdık. Sadece şekil değiştiren, büyüyüp küçülen tuhaf 3 boyutlu parçalar görürdük!
Bilim kurgu filmlerinden (özellikle Interstellar'dan) aşina olduğumuz "Tesseract", 4 boyutlu bir küpün ta kendisidir. 2 boyutlu bir kareyi alıp yukarı çekerseniz 3 boyutlu bir küp elde edersiniz. Eğer bir küpü alıp, bizim algılayamadığımız o "4. yöne" doğru çekerseniz bir Tesseract yaratmış olursunuz.
Geometride 4. boyut uzaysal bir yönken, Albert Einstein'ın Görelilik Teorisi'nde 4. boyut "Zaman" olarak kabul edilir. İster soyut bir geometri kavramı olsun ister evrenin dokusu olsun, 4. boyut matematiğin zihnimizi duvarların ötesine taşımak için kullandığı en muazzam araçtır.
Sessizlik... Bu gizem hakkında henüz teori üreten olmadı. İlk sen ol!
Sen Ne Düşünüyorsun?